Bilgi Çeşitleri:

















Felsefenin anlamı Yunanca arıyorum araştırıyorum anlamlı olan phileo ve sevmek anlamına gelen sophia kelimelerinin birleşimidir.

Voltarie Fransız bir filozof.

Platon'un gerçek adı aslında Aristocles'ti. Platon, Eski Yunanca'da "geniş" anlamına gelen bir sözcüktü. Kendisine bu adın verilmesinin sebebi ise geniş omuzlarıydı.

Sokrates günümüzde yaşasa kendisine şizofreni tanısı konulabilirdi. Çünkü filozof etik ve felsefe alanında kendisine rehberlik eden bir "daimon"un olduğunu söylüyordu.

"Düşünüyorum o halde varım" cümlesiyle zihinlere kazınan Descartes, analitik geometriyi gördüğü bir rüyanın ardından geliştirdi.

Demonax tarihteki ilk açlık greviyle yaşamına son verdi.

"Hazcı" olarak bilinen filozof Epikuros, hiç de sanıldığı gibi zevk ve sefa alemlerinde yaşayan biri değildi.

Jean-Jacques Rousseau "Emile ya da Çocuk Eğitimi Üzerine" diye bir kitap yazmış ancak kendi çocuklarını terk etmişti.

Faydacılık görüşünün babalarından Jeremy Bentham son derece ilginç bir kişilikti.

Kant o kadar dakikti ki, esnaf onun yürüyüş vaktine göre, saatlerini ayarlardı.

Albert Camus futbolu tutkuyla seven bir kişiydi ve gençliğinde kaleciydi. Futbolu her zaman edebiyat ve tiyatroya tercih ettiğini belirtmiştir.

Nietzsche, Basel Üniversitesi Klasik Filoloji Bölümü'ne profesör olarak atandığında henüz 24 yaşındaydı ve üniversite tarihinin gelmiş geçmiş en genç profesörü olmuştu.

Ludwig Wittgenstein, Avrupa'nın en zengin iş adamlarından birinin oğluydu.

Schopenhauer, kelimenin tam manasıyla bir "paranoyak"tı. Her gün tıraş olduğu berberinin usturayla gırtlağını kesebileceğinden korkuyor ve paralarının çalınabileceği konusunda kendi bankasına bile güvenmiyordu.

Descartes fırınlarda uyuyordu.

Yaşadığı dönemde Sokrates'in sıfatlarından biri de "Atina'nın sineği"ydi. Bazı Atinalılara göre kendisi aynı sineklerin atları rahatsız ettiği gibi Atina'yı rahatsız ediyordu... Sürekli sorular sorması ve o dönem için geçerli sayılan bütün kuralları sorgulaması bazılarını zıvanadan çıkartıyor hatta gençleri yoldan çıkardığı iddia ediliyordu. Neticede bu tip suçlamalarla yargılandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. Antik çağda düşünce özgürlüğü bir yere kadar.Yargılama sırasında Sokrates'e suçları karşılığında nasıl bir cezayı kabul edeceği sorulunca Sokrates "bütün diğer verilecek şeyler saklı kalmak üzere bir de kendisinin bütün harcamalarının ve bakım masraflarının devlet tarafından karşılanmasını" talep etti. Diğer bir deyişle Sokrates'e göre devlet kendisinin maaşını ödemeli ve gıda yardımı yapmalıydı çünkü sorgulaması esasında Atina'ya yapılmış büyük bir kamu hizmetiydi. Şaşırtıcı değil, bu tutumu onun herhangi bir ceza almasını engellemedi. İnsanlar bazı şeyleri geç anlıyor. Bir kaç yüz yıl sonra Sokrates adı ölümsüz olacak, kocaman bir heykeli de Atina'nın ortasına "insanlığın en büyük temsilcilerinden biri" olarak dikilecekti.

Döneminin en önemli kanun koyucularından biriydi. Adı Solon ve Lycurgus ile birlikte anılıyordu. Arkadia'da yaşıyordu. Önemli reformlar yaptı. Döneminin en muteber insanlarından biriydi. İnsanları barıştırmak ve hukuk kuralları koymak ile uğraşıyordu. Herhangi bir ihtilaf çıktığında çözmesi için Demonax'a başvurmak bir adet olmuştu. Yaşlandığı zaman kendine bakamayacak hale geldiğinde Demonax kendisine baktı ve bu haliyle kimseye yük olmak istemediğine karar verdi. Yemek yemeyi bıraktı. Ölene kadar ağzına tek lokma koymadı. 100 yaşında öldüğünde, yemek yememek suretiyle intihar eden ilk insan olabilirdi.

Jean Paul Sarte’ın bir gözü kördür.

Ramus, Moritz Schlick, Mahatma Gandhi, Giovanni Gentile, Leon Troçki cinayete kurban giden bazı filozoflardır.

R. Eucken (1908, edebiyat); H. Bergson (1927, edebiyat); J. Addams (1921; barış); T. Eliot (1948; edebiyat); B. Russell (1950, edebiyat); A. Camus (1957, edebiyat); A. Einstein (1921; fizik); S. Beckett (1969; edebiyat ) J.P Sartre (1964, edebiyat) Nobel ödülü alan filozoflardır. Sartre ödülü reddetmiştir.